Investing.com – Spot altın, 23 Ekim 2026 Cuma günü ons başına 3.986,50 dolara kadar düşerek temmuz ortasından bu yana en düşük seviyeyi gördü. Metal, haftayı yaklaşık %4 kayıpla kapatırken hazirandan bu yana en büyük haftalık gerilemesini yaşadı.
Investing.com Türkiye verilerine göre altın, bugün 4.012,95 dolar seviyesinde işlem görüyor. Bu değer, geçen cuma kapanışı olan 3.995,63 doların üzerinde yer alırken, 52 haftalık dip olan 3.886,49 dolardan yaklaşık 126 dolar yukarıda bulunuyor. Aralık 2026 vadeli altın kontratı (GCZ6) ise 4.026,17 dolardan el değiştiriyor. Psikolojik öneme sahip olan 4.000 dolar seviyesi kısa vadede kritik bir eşik olarak öne çıkarken piyasaların dikkatini çeken olay ise 27-28 Ekim tarihlerinde yapılacak Fed toplantısı oluyor.
Fed beklentileri ve petrol kaynaklı baskılar
Altındaki düşüşün ardında yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon endişeleri yer alıyor. CME FedWatch verilerine göre 27-28 Ekim’deki Fed toplantısında faiz artışı olasılığı yaklaşık %9 seviyesinde bulunurken aralık toplantısı için bu oran %80 civarında seyrediyor. Reel faizlerin daha uzun süre yüksek kalma ihtimali, faiz getirisi sunmayan altının cazibesini azaltıyor. Capital Economics İklim ve Emtia Ekonomisti Hamad Hussain, Reuters’a yaptığı yorumda petrol fiyatlarındaki artışın reel faizlerin uzun süre yüksek kalmasına yol açabileceğini ve bunun da altına yatırım yapmanın görece çekiciliğini azaltabileceğini ifade etti.
Fed kararlarının doğrudan etkileyebileceği piyasa araçlarından biri de Aralık 2026 vadeli altın kontratı GCZ6’dır. Kontratın fiyatı, spot altın değeri, faiz oranları ve doların hareketlerinden etkileniyor. Fed’in güvercin ya da şahin açıklamaları bu değişkenler üzerinden kontrat fiyatında dalgalanmalara neden olabilir.
Merkez bankalarının stratejileri farklılık gösteriyor
25 Ekim 2026 tarihli Dünya Gazetesi ve Euronews haberlerine göre küresel merkez bankalarının altın stratejileri belirgin şekilde farklılaşıyor. Rusya’nın altın rezervleri eylül ayında yaklaşık 6,2 ton azaldı ve ocak ayından beri toplam azalma yaklaşık 62 tona ulaştı. Bu hızda bir rezerv küçülmesi Rusya’da en son 1998 yılında gerçekleşmişti. Kazakistan ise yıl sonuna kadar altının toplam rezervlerdeki payını %78’den %75’e indirmeyi hedefliyor.
Ayrıca Çin, Rusya’nın altın satışlarında önemli bir alıcı olarak öne çıkıyor. Hong Kong ticaret verilerine göre ocak-temmuz döneminde bölgeye yaklaşık 100 ton Rus altını ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı döneminin neredeyse üç katı düzeyindedir. Polonya Merkez Bankası da toplamda 700 tonluk rezerv hedefine ulaşmak için altın alımlarını sürdürüyor. Polonyalı değerli maden şirketi Mennica Skarbowa’nın Genel Müdürü Adam Stroniawski, Euronews’e yaptığı değerlendirmede Rusya’nın altın satışlarının uluslararası piyasalarda doğrudan büyük bir arz artışı yaratmayabileceğini dile getirdi.
Bu gelişmeler merkez bankalarının altın rezervlerini yönetirken farklı stratejiler izlediğini göstermektedir. Rusya rezervlerini azaltırken Polonya alımlarını devam ettiriyor; ayrıca Çin’e doğru giden altın akışı dikkat çekiyor. Ancak söz konusu işlemlerin küresel altın fiyatları üzerindeki net etkisini belirlemek için toplam arz ve talep koşullarının da dikkate alınması gerekiyor.
Türk yatırımcılar açısından durum
BIST’te işlem gören Darphane Altın Sertifikası (ALTIN.S1), en son 23 Ekim 2026 kapanışında 69,97 TL seviyesinde bulundu. Sertifikanın son bir yıldaki zirvesi 116,65 TL iken dip seviyesi ise 65,00 TL olarak kaydedildi. TL bazındaki gram altın fiyatı hem ons altındaki değişimden hem de dolar/TL kurunun hareketlerinden etkilenmektedir.Dolar/TL‘nin artması durumunda ons fiyatı düşse bile TL bazında kayıp sınırlanabilir; bu nedenle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası ve kur dinamikleri Türk yatırımcıları açısından ons fiyatıyla birlikte önem taşımaktadır.
Tarihsel bağlam ve yaklaşan eşikler
Altın, 2024 ve 2025 yıllarında gösterdiği güçlü artışların ardından 2026 yılında sert fiyat dalgalanmaları yaşadı. Metalin ons başına değeri, 28 Ocak 2026’da yaklaşık 5.595 dolarla tarihi zirvesine ulaştı; günümüzdeki fiyat olan 4.012,95 dolar ise bu seviyenin yaklaşık %28 altında bulunmaktadır.
Önümüzdeki önemli takvim unsurlarından biri de ABD’nin Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisinin 29 Ekim’de açıklanacak olmasıdır. Fed’in yakından takip ettiği bu enflasyon göstergesi beklentilerin üzerinde gelirse aralık ayında faiz artırımı beklentilerini güçlendirebilir ve böylece 4.000 dolar seviyesi tekrar baskı altında kalabilir; aksi takdirde beklentilerin altında kalması durumunda ise faize dayalı baskıyı hafifletebilir. Aynı gün açıklanacak ABD üçüncü çeyrek büyüme verisi de ekonomik görünüm açısından önem taşıyacaktır.
Fed toplantısının sonuçları aralık ayına dair faiz beklentilerinin ne ölçüde değişeceği açısından kritik öneme sahiptir. Altının üç ay boyunca gördüğü en düşük seviyeden toparlanma çabası sürerken yüksek reel faiz beklentileri yükselişi sınırlayabilecek bir faktör olmaya devam ediyor. Merkez bankalarının rezerv işlemleri uzun vadeli talep görünümüne dair sinyaller verse de kısa vadeli fiyatlamada Fed’in mesajları ile ABD enflasyon verileri ön plana çıkmaktadır.
Bu makale yapay zekanın desteği ile oluşturulmuş olup çevrilmiş ve bir editör tarafından gözden geçirilmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakınız.